Mart 2009 için Arşiv

Duvarlarınızı Stickerlarla Renklendirin

Salı, 31 Mart 2009

sticker.jpgYaşadığımız mekanların ruhunu değiştirmek, pratik ve ekonomik yollarla farklılık yaratmak biraz da boş duvarları doldurmakla mümkün.

Evlerin dekorasyon düzenlemelerinde duvarlara ayrılan tek ayrıcalık boyamaktır.Boş duvarlar mekanı oldukça sıradan ve sade gösterir.

Duvarlarınızı renklendirip farklı bir tarz yaratmak istiyorsanız duvar stickerları sizin en iyi alternatifiniz. Son yıllarda çok fazla kullanılmaya başlanan stickerlar sadece duvarlarda değil, tavan, zemin, dolap ve kapılarda da kullanım alanı bulunan bu malzeme her mekanda rahatlıkla uygulanabiliyor.

Kişiye ve konsepte uygun hazırlanan tasarımlar dışında, farklı kategorilerdeki Kataloğumuzdan da seçim yapabilirsiniz. Siz hayal edin, biz hayalinizde ki mekanı yaratalım…


Etiketler: , , , ,

Duvar kağıdı dekorasyon uygulamaları

Perşembe, 26 Mart 2009

duvarkagidiuygulama.jpg

Çiriş ve duvar kağıtların kesilmesi duvar kağıdınızı yapıştırmak için hangi çirişe ihtiyacınız olduğunu seçeceğiniz yeni duvar kaplamanız belirler. Doğru yapıştırma maddesinin seçilmesi duvar kağıdı işinde en önemli noktadır. Uygun çirişi ararken size ambalajın içinden çıkan prospektüs yardımcı olur.

Çirişin sürülmesinde ilke şudur : çok ince sürmek yerine çok kalın sürün. Gerekirse çirişi her zaman suyla inceltebilirsiniz. Duvar kağıdını keserken yukarıda altı, altta dört santimetre fazlalık bırakmanız önemlidir. Duvar kağıt şeridini arkası yukarıya bakacak şekilde masanıza açın . Ayırma çizgisinden bir duvar kağıdı bıçağıyla ya da makasıyla kesin. İlk duvar kağıt şeridini diğerleri için şablon olarak kullanarak her defasında yeniden ölçüm yapmak zorunda kalmazsınız.

Kesilen şeritleri arka yüzleri yukarıya bakacak şekilde masaya serin. Bu sırıda üst kenarlar solda bulunmalı ve şeritler masanın arka kenarıyla bitmelidir. Sonra en üstteki şeridi ön kenara kadar çekin. Ardından kesim yerini bir fırçayla ortadan kenarlara doğru homojen şekilde çirişleyin.

Şimdi şeridin birleştirilmesine sıra geldi. Alt kenardan iki üç santimetre kadar geriye kıvırın. Sonra şeridi kat kat katlayın. Üstte de iki üç santimetre kadar kıvırın ve ince kenarın çirişle temas etmemesine dikkat edin. Böylece tatsız çiriş lekelerinin oluşması önlenir. Duvar kağıdı çevirirken uzun kenarların tam olarak üst üste gelmesine dikkat edin.

Desenli Duvar kağıtları
Burada kesme işlemi sırasında desenlerin denk gelmesine dikkat edilmelidir. Her şeridi yapıştırırken, kenarlarda desenlerin birbirine uymasına dikkat edin. Pencere ve kapılardaki küçük alanları da kağıtlarken kağıdın konumuna dikkat etmelisiniz.

Kağıtların Yapıştırılması
Kağıtları yapıştırmaya geçmeden önce, zeminin sabit, kuru ve temiz olmasını sağlamalısınız. Duvarınız zaten pürüzsüzse inceltilmiş bir çiriş sürmeniz yeterli olacaktır. Pencere ve kapı çervrelerinin kağıtlanması: Kağıt kururken çatlakların ve gerilmelerin oluşmaması için kağıtları köşe ve kenarlara tüm genişliğinde yapıştırmamalısınız. Yapıştırmadan önce gerekli genişliği ölçün ve kağıdı ona göre kesin. Düz duvarların kağırlanması: Bir çekül yardımıyla duvarda düz bir çizgi çizin. Bu ilk şeridiniz için işaret çizgisidir. Çirişlenmiş çeridi her iki taraftan sağlam şekilde yukarıdan tutun ve işaret çizgisinin üzerine yerleştirin. Üstte kıvrılmış olan kısmın kıvrık kalmasına dikkat edin. Şimdi şeridi dikkatle aşağıyaa doğru açın; bu sırada kenarın işaret çizgisiyle çakışmasına dikkat edin. Sonra şeridi ortadan, yukarıdan aşağıya ve sonra da kenarlardan yanlara doğru bir duvar kağıdı fırçası yardımıyla dikkatle bastırın. İlk şerit yapıştıktan sonra alt kenardaki fazlalığı kesip alın. Diğer şeritleri yapıştırırken ilk şeride göre hizalayın. Ara sıra, şeritlerinizin tam düşey hizada yapışmadığını kontrol edin.


Etiketler: , , , , ,

Mutfağınıza işlevsellik katın!

Cumartesi, 21 Mart 2009

Hem yemek hazırlığını kolaylaştırmak hem de mutfağı evdeki keyifli mekanlardan biri haline getirmek mümkün. İşte mutfak düzenlemesinde çözüm önerileri, yaratıcı fikirler ve dekorasyon için ipuçları…mutfak.jpg

Mutfak, evin belki de en talepkar mekanı. Sadece yemeklerin hazırlandığı, depolandığı bir alan değil, aynı zamanda bütün ailenin toplandığı, günlük olayların konuşulduğu, kimi zaman arkadaşların ağırlandığı yer. Günümüzde oturma odasına dönüşen mutfak, evde en çok vakit geçirilen mekanlardan. Yaratıcı, faydalı ve güzel görünen depolama alanlarıyla mutfak düzenlemesi bir dekorasyon seçimi değil zorunluluk. Mutfağı, kullanan kişilerin ihtiyaçları, tercihleri ve alışkanlıkları doğrultusunda düzenlemek gerekiyor ayrıca küçük bir mutfağınız varsa alanı genişletmek için eşyaları azaltmalısınız. Büyüklü küçüklü pek çok parçanın ve dolayısıyla detayın olduğu mutfakta, yer sorunu için mekandaki potansiyel depolama ve raf alanları doğru değerlendirmelisiniz. Eğer tezgahınızda yeterli yer varsa mutfak araç gereçlerini burada bırakabilirsiniz. Mutfaktaki bazı parçalar, birlikte dizildiklerinde şekilleri ve formlarıyla dekoratif objeler haline gelebilir.

Çeşitli ölçülerde değişik malzemelerden üretilen rafları mutfakta her alanda kullanılabilir, baharat, zeytinyağı gibi her zaman el altında bulundurulması gereken malzemeleri buraya yerleştirebilirsiniz.

Pratik öneriler
• Hediye olarak gelen ya da eşi kırılan parçalan kullanamıyorsanız mutfağınızdan çıkarın.
• Mutfak dolaplarını tavana kadar yükseltebilir, en üst raflara daha az kullandığınız parçaları koyabilirsiniz. Böylece hem daha fazla yer kazanırsınız hem de çok tozlanan dolap üstlerinin temizlik sorunu da çözülmüş olur.
• Küçük mutfak araç gereçlerini şeffaf kutular içinde muhafaza edebilir ya da kutuların üzerine içerisinde ne olduğunu belirten etiketler yapıştırabilirsiniz.
• Mutfakta daha fazla çalışma alanına ihtiyaç duyanlar için ikinci bir lavabo, ekstra tezgahtan daha fazla işe yarayabilir. Bu ikinci lavabo sebze meyve yıkamak için tercih edilebilir.
• Boş duvarları açık raflarla doldurabilirsiniz. Servis takımları, yemek kitapları gibi daha sık kullanılan eşyalar için çok uygun.
• Tezgaha raylı bir sistemle eklenen raf açılınca iki kişilik, pratik bir yemek masası ya da çalışma alanına dönüşebilir, işiniz bittikten sonra kapatılabilen bu raflar, özellikle küçük mutfaklar için ideal bir uygulama.
• Mikrodalga fırın gibi bazı mutfak araç gereçlerini üst raflara yerleştirerek tezgahta çalışmak için yer açabilirsiniz.


Etiketler: , ,

Çocuklarınıza eğlenceli oyun odaları

Cuma, 20 Mart 2009

kidroom100.jpgEvinizde çocuklarınız için eğlenceli bir oyun odası hazırlamak istiyorsanız, size pratik bir kaç önerimiz var.

Çocuk odasının evinizin en renkli köşesi olmasını istiyorsunuz…. Ama aynı zamanda çocuklarınız için güvenli ve içinde vakit geçirmeyi seveceği bir yer olması da sizin için çok önemli. Bu tür isteklerinizde kesinlikle haklısınız. Çocuğunuz evinizin neşesi ve siz onun güvenliğini ve rahatını düşünmelisiniz. Bu ve bunun gibi bir çok detayı da göz önünde bulundurarak bir oyun odası hazırlayabilmeniz için bir kaç harika fikrimiz var ve bu yazıda onları sizinle paylaşıyoruz…

Eğlenceli ve renkli bir görüntü için
Evinizdeki bütün eşyalar, çocuğunuza çok kocaman ve uzak görünüyor. O henüz küçücük olduğu için sizin eşyalarınızdan dilediği gibi faydalanamıyor. Bu yüzden onun odasında kendi boyunda eşyalar olması önemli. Örneğin, küçük sanlalyeler, ufak masalar ve çocuğunuzun cinsiyetine göre küük çay takımları ya da yarış arabaları. Burda en önemli olan, onun kullanacağı eşyaların hakim olabileceği kadar küçük ve kullanmaktan zevk alacağı kadar renkli olması. Oyuncaklarını kendi kendine rahatlıkla dizebileceği minik dolaplar yaparsanız, odasını toplamak onun için eğlenceli olabilir.

Çizim masası
Çocuğunuz elbetteki en yaratıcı dönemlerini yaşıyor. Her yere bir şeyler karalamaya ve çizmeye çalışıyor. Siz de artık bütün önemli evraklarınızdan onun karaladığı şeyleri temizlemeye çalışmaktan bıktınız. O zaman bu fikir tam size göre. Çocuğunuzun odasına kendi boyunda ve unuz bir masa yapabilirsiniz. Ana okullarında kullanılanlar gibi örneğin. Üzerine de rulo halinde satılan kağıtlardan koyup, çocuğunuz karaladıkça yenisini açabilirsiniz. Bu onu siniz önemli evraklarınızdan bir nebze de olsa uzak tutacaktır.

playroom1.jpg Yumuşak minderler

Doğal olarak küçük çocuklar yaralanmaktan ya da sakatlanmaktan sizin korktuğunuz kadar korkmuyor. Başına gelebilecek kazaların farkında değil. Bunun için onun odasında yumuşak minderler kullanmanız uygun olacaktır. Bu minderleri kendiniz de yapabilirsiniz. Örneğin bal kabağı şeklinde minderler yapmak çok kolay. Tek ihtiyacınız olan kalın bir ip, istediğiniz renk kumaş ve minderin içini doldurmak için yün. Öncelikle kumaşı küp şeklinde dikip içini doldurun. Daha sonra iple bağlayarak boğumlar oluşturum. Hediye paketi bağlar gibi bağlayıp sıkarsanız, tıpkı kabakta olduğu gibi boğumlar oluşacaktır.playroom3.jpg

Rengarenk duvarlar

Tabii ki bir odaya en çok etki eden şey duvarlardır. İsterseniz çocuk odasının duvarlarını rengarenk ve çeşitli şekillerde boyayabileceğiniz gibi, bir diğer seçenek olarak bu boyama işini çocuğunuza bırakabilirsiniz. Bu onun için çok daha eğlenceli olacaktır. Duvarlarda, çocuğunuzun boyunun erişebileceği kadar yeri kağıtla kaplayabilirisiniz. Böylece onun yaratıcılığını özgürce dışarı vurmasına fırsat vermiş olursunuz. Üstelik bu kağıtlar kirlendikçe, rahatlıkla yenileri ile değiştirebilirsiniz. Bunun yanı sıra renksiz bıraktığınız duvarları, çocuğunuzun yaptığı resimlerle süsleyebilirsiniz. Bu hem çocuğunuza işlerinin beğenildiğini hissettirecek, hem de odasını kabullenmesini ve sahiplenmesini sağlayacaktır.

playroom2.jpg Küçük maceralar yaratın

ocuğunuz için oyun odasında küçük eğlenceler ve bilmeceler yaratabilirsiniz. Bu hem onu, hem de yaparken ve onu izlerken sizi eğlendirecektir. Örneğin onun için hazine haritası şeklinde bir halı dikebilirsiniz. Ya da büyükçe bir kağıdın üzerine bir define haritası çizebilirsiniz. Bunun için yapmanız gereken büyük bir kumaş ya da kağıt alıp, odanın bir köşesine küçük hesiyeler saklamak. Hediyenin yerini kumaşın üzerine bilmeceler ve oklarla çizerseniz, çocuğunuz bu ufak hediyeyi ararken oldukça eğlenecektir.


Etiketler: , , , ,

Banyolara tasarımcı etkisi…

Perşembe, 19 Mart 2009

dekor200.jpg

Banyonuzun sadeliğinden usandıysanız, biraz hareket katmanın zamanı gelmiş demektir…

Tasarımcı eli değmiş banyolara özeniyorsanız, aynı etkiyi sizin de gerçekleştirmeniz hiç de zor değil. Aksesuar ve renklerin küçük dokunuşlarıyla, banyonuz nasıl bir hal alacak diye merak ediyorsanız, bu sayfalarda biraz duraklamanız gerekecek.

Önce
Bir banyo dolabı ve aynadan oluşan kombinasyon, beyaz renk duvarın önünde konumlanmış ve sade hatlara sahip. Bu haliyle oldukça yalın bir görünüm sergiliyor.

banyobackk.jpgDuvar kağıdı
Banyolarda son zamanlarda tercih edilen duvar kağıdı, doğru seçildiğinde uzun süre sağlamlığını koruyabiliyor ve mekanda değişik bir etki yaratmanıza yardımcı oluyor. Turuncu renkteki desenli duvar kağıdı, aynanın arkasında kalan duvara yapıştırıldı ve duvarın hareket kazanması sağlandı.

Metal havlu askısı
Havlularınızı duvara asabileceğiniz gibi ayaklı askılardan da yararlanabilirsiniz. Metal ayaklı havlu askısı iki sıradan oluşuyor ve aynı anda birden fazla havlu asmanızı sağlıyor.

banyoinfront.jpgAksesuar
Doğal taş, metal ve plastikten oluşan aksesuarları bir arada kullanarak, banyoda çeşitliliği artırabilirsiniz. Mermer sıvı sabunluk, metal ve plastik karışımı sabunluk ve doğal taştan oluşan pamukluk bu banyoda kullandığımız aksesuarlardan. Mumlar ise banyoda hem görselliği artırdı hem de kullanışlı birer eleman haline dönüştü.

Sonra
Yeşil ve turuncu renkler baz alınarak tasarlanan banyoda taş ve metal gibi doğal malzemelerden yapılmış aksesuarlarla plastik aksesuarlar bir arada kullanıldı. Renklerle banyoya hareket kazandırıldı. Duvara turuncu renkte desenli duvar kağıdı yapıştırılarak mekanda doluluk sağlanmış oldu.


Etiketler: , , , , ,

“Dekorasyon sözlüğü”

Perşembe, 19 Mart 2009

home200.jpgEviniz dekore ederken birkaç teknik bilgiye dikkat ederseniz her zamankinden çok daha keyifli ve başarılı bir iş çıkarırsınız.

Bir mekana girdiğinizde parça parça gördüğünüz nesneler sizi büyülüyor, fakat mekan bütününde ele alındığında size tam bir hayal kırıklığı yaşatıyor. Neden bunun böyle olduğunu merak mı ediyorsunuz? Çok basit! Mekanı dekore eden kişi büyük ihtimalle mükemmel bir zevke sahip, fakat iç mimari ya da dekorasyon hakkında çok az teknik bilgisi var. Bu gibi yanılgıların üstesinden gelmenin en kolay yolu dekorasyon konusundaki bazı temel bilgiler konusunda fikir sahibi olmaktır.

1. Oran
Oran bir nesnenin ebatlarının diğer nesnelere olan ilişkisidir. Örneğin bir mekandaki pencerenin ölçülerinin uygun olup olmadığı içinde bulunduğu odanın boyutları baz alınarak hesaplanır. En iyi oran tüm nesnelerin ebatlarının hem birbirleri, hem de nesnelerin içinde bulunduğu mekanın boyutları ile orantılı olduğunda sağlanır. Bu tarz teknik bilgilerin gözünüzü korkutmasına izin vermeyin. Hatırlamanız gereken nokta bir mekanı ya da odayı dekore ederken nesnelerin birbirleriyle ve bütüne olan orantılarının göze hitap ediyor olmasıdır. Örneğin koskocaman bir piyanoyu 2 metre kare’lik bir odaya koyduğunuzda çok absürt duracaktır. Aynı şekilde ufak ve dar ebatlardaki bir dolabı büyük bir kanepenin yanına koyduğunuzda ve eş zamanlı olarak 30 metrekare’lik yüksek tavanı olan bir odaya yerleştirdiğinizde son derece absürt duracaktır.

2. Denge
Denge bir mekana yerleştirilen nesnelerin bir araya gelip uyumlu bir kompozisyon oluşturduğu durumlarda kullanılan teknik terimdir. Dengeyi simetrik nesnelerle sağlayabileceğiniz gibi asimetrik nesnelerle de sağlayabilirsiniz. Örnekleyecek olursak, bir duvara yaslanan dolabın iki yanından avize sallandırılıyorsa burada denge sağlanmış demektir. Burada simetrik bir dengeden söz edilebilir. Öteki taraftan asimetrik denge de oluşturulabilir. Örneğin bir şifonyerin üzerinde sol tarafta çiçek desenli objeler ya da vazolar sergileyebilir sağ tarafta ise şamdanlar ve kokulu mum koleksiyonunuzu sergileyebilirsiniz. Burada farklı türe sahip nesneler yani asimetrik bir düzen söz konusu olmasına rağmen irili ufaklı bu nesneler bir arada kullanıldığında objelerin birbiri ile olan ilişkisinde bir bütünsellik sağlanır.

3. Kontrast
Yediğimiz yemekler için baharat ne ifade ediyorsa dekorasyon sözlüğünde kontrast da aynı amaca hizmet eder: bir odayı ilgi çekici kılar. Kontrast aynı stile sahip nesnelerin farklı renk, desen, ebatta kullanılmasıyla elde edilir.

4. Ritm
Bir mekanı sıkıcı olmaktan kurtarmanın yolarından biri kontrast, diğeri ise ritimdir. Ritim bir desenin, dokunun ya da rengin mekanın birden fazla köşesinde kullanılmasıyla elde edilir.

5. Uyum
Bir mekanda uyum, oran, denge, kontrast ve ritim konusundaki kurallar uygulandığında elde edilir. Aynı zamanda uyum nesnelerin birbiri ile ilgili/alakalı bir kompozisyon içinde kullanılması ile de yakalanabilir. Örneğin bir dış fırçalığın oturma odasındaki sehpanın üzerinde konumlandırılması düşünülemez.

6. Doku ve desen
Doku bir mekana derinlik getiren kavramdır. Dokuları gerek mobilya, gerekse duvar ve tavanda uygulayabilirsiniz. Desense mekana hareket getiren dekorasyon tekniğidir. Desen konusunda dikkat edilmesi gereken en önemli ayrıntı farklı tarzlardaki desenleri çok sayıda kullanmamaktır. Bu tarz bir stilde her şey iç içe geçmiş görünecek dengeli geçişler sağlanamayacaktır. Bu sebeple desenleri yalın ve desensiz kumaş ya da mobilyalarla kullanmak ideal görünüm yaratmada anahtardır.

Kaynak : www.mahmure.com


Etiketler: , , ,

“Farkınızı hediyelerinizde gösterin”

Salı, 17 Mart 2009

fayans.jpg

Hediyelerinizi paeketleme işini yılbaşı sabahına bıraktıysanız, bu yazıyı okuduktan sonra, sunumuyla dikkat çeken paketler yaratabilirsiniz…

İlk izlenim hediye için de önemlidir. Sevdiklerinize çok güzel hediyeler almış olabilirsiniz, ama istediğiniz etkiyi yaratabilmek için, önce paketinizle dikkat çekmelisiniz. Hediye paketiniz de en az içindeki hediye kadar özenle yapılmış ve güzel olmalıdır. Unutmayın, hediyeyi gösteren paketidir.

Hediye paketlerinizle fark yaratabilmeniz için bir kaç değişik yol var. Sizin için bazılarını aşağıda açıkladık;

Sepete koyabilirsiniz
Bir köşede duran kullanmadığınız bir sepeti, biraz boya, boncuk ve kurdele ile harika bir hediye paketine çevirebilirsiniz. Yapı marketlerinde rahatlıkla bulabileceğiniz sprey boyalarla sepeti boyayın, isterseniz boyanın üzerine biraz toz sim serpin. Kuruduktan sonra yapma çiçek yaparken kullandığınız tellere geçirdiğiniz boncukları, sepetin kenarlarına silikon tabancası kullanarak yapıştırabilir, ve ya sepetin boşluklarından geçirerek monte edebilirsiniz. Evdeki eski bir tabağınızı da boyayıp sepetin altına yerleştirdiğinizde paketiniz hazır olacak.

Torba yapabilirsiniz
Özel resimlerinizi bir kağıda yapıştırıp kolaj hazırlayın ve renkli fotokopisini çekin. Bu kağıtlarla torbalar yapın. Bir hediye paketini yapıkşanlarından açın, poşetin üzerine kat yerlerini çizin. Çizdiğiniz yerlerden katlayarak aynı şekilde kendi yaptığınız torbayı yapıştırıp birleştirin. Delgeçle sapını delip, tutmak için rafya geçirin.

Kurdele ile süsleyebilirsiniz
Artan duvar kağıtlarını metal kutular kaplayın. Kağıdı kaplarken kapanma payını dikkate almayı unutmayın. Kapladığınız kutuların üzerine kurdele ve oyuncaklar yapıştırın. Kalmış kumaş parçalarından uzun dikdörtgen çift katlı şeritler hazırlayın. Tersinden dikin. Bir şiş yardımıyla tersine çevirin. İçini elyafla doldurun ve bu şeritlerle fiyonklar hazırlayın. Fiyongu kutunun üzerine yapıştırdığınızda, biblo gibi bir hediye paketine sahip olacaksınız.

 


Etiketler: , ,

“Dekorasyonda 3 basit kural”

Pazartesi, 16 Mart 2009

res.jpg

Ev dekorasyonunda üç basit kuralı uygulayarak renk, desen, doku gibi unsurları nerede ve nasıl kullanmanız gerektiği konusundaki sırları keşfedebilirsiniz.

Ev dekorasyonunu üç adımda özetlemek mümkün. Bu üç adımın ne olduğunu ve uygulama konusundaki ipuçlarını öğrenerek siz de mutfak, oturma odası gibi yaşam alanlarının genel atmosferi gibi makro düzeydeki görünümden, döşemelik ve perde gibi mikro düzeydeki değişikliklere kadar her birini kendiniz yenileyebilirsiniz. Denemeye değer…

1. kural: Doğadan ilham alın
İç mekanı dekore ederken en büyük ilham kaynağı aslında doğadır. Doğanın asimetrik çizgileri, renk ve dokuları iç mekanları dekore ederken büyük ölçüde size kılavuzluk yapacaktır. Örneğin bir kumsalın yalın çizgileri, mavi ve kahvenin tonlarının bir araya gelmesi yaşam alanlarında size ilham kaynağı oluşturan bir deko-stil olabilir. Akdeniz kıyılarının beyaz ve sade çizgileri evinizin iç ve dış mimarisine yansıyabilir.
Akdeniz’den biraz daha aşağılara indiğinizde egzotik iklimlere özgü sıcak renk ve ışıl ışıl kumaşların süslediği etnik dokulara rastlayabilirsiniz. Maroken tarzında sıkça karşılaştığımız doadanilhamal.jpgunsurlar bu tarz doğal oluşumlardan ilham alan dekoratif unsurlardır. Pencerenizden dışarıya açılan dünyada okyanus mavileri, orman yeşillerini görmek mümkün değilse siz öncü olup onları iç mekanlara davet edebilirsiniz. Duvarınızı orman temalı bir duvar kağıdı süsleyebilir ya da okyanusun o uçsuz bucaksız dinginliğini harika bir fotoğraf karesi ile evinizde yaşatabilirsiniz. Oturma odası, evinizin pek çok aktiviteye ev sahipliği yapan bölümüdür. Yemek alanı, oturma alanı, oyun alanı gibi pek çok farklı amaca hizmet eden bu bölümlerde doğadan yansıyan temaları ayn ayrı uygulayabilirsiniz. Örneğin oturma odanıza bir şömine yaptırabilir, çevresini doğal taşlar ile dekore edebilirsiniz. Zemin döşemeleri için ahşap, seramik ya da taş gibi doğal malzemeleri tercih edebilir, el dokuması, yün, ipek gibi malzemelerle örülmüş halı ve kilimleri zemin döşemeleri ile kombinleyerek hoş bir geçiş sağlayabilirsiniz. Ayrıca halı ve kilimlerinizde de gerek etnik, gerek hayvan motifleriyle iklimsel ya da kültürel yansımalar yakalayabilirsiniz. Döşemelikler için tercih edeceğiniz sentetik kumaşlar kir tutmamaları açısından doğru bir tercih gibi görünebilir. Ancak doğal çizginizden fire vermemek istiyorsanız tercihinizi keten, pamuklu gibi doğal dokulardan yana kullanın. Bu tarz kumaşlar çabuk kir tutar ancak kirler de çok çabuk çıkar. Açık renkler ve dokulu kumaşlar doğadaki çeşitliliği yansıtmaları açısından iç mekan dekorasyonunda ideal birer seçimdir.

Doğanın kendi içindeki asimetrik sanatsallığını siz de kesin ve kati çizgilerden uzak kalarak başarabilirsiniz. Bırakın her şey kendi içinde bir bütünü yansıtsın. Siyah, beyaz gibi düz renklerden kaçınıp tercihlerinizi biraz daha eğriler ve desenlerden yana kullandığınız taktirde siz de “doğal mükemmelliği” yakalayabilirsiniz.


Etiketler: , ,

Yemek odamızı yeniliyoruz…

Pazar, 15 Mart 2009

 Yemek odanızı değiştirirken ışık ve renk gücünden faydalanın. Sandalyelerdeki kumaş tercihiniz ve masanın çevresindeki fonksiyonel ünitelerin seçimi de çok önemli.

Renk, doku, desen ve kumaşların dilini çözerek yemek odanıza yepyeni bir görünüm kazandırabilirsiniz. Yemek alanını dönüştürürken nasıl bir plan izleyeceğinizi ve hangi temel bileşenleri göz önünde bulundurmanız gerektiğini keşfederek yemek odanızda dilediğiniz atmosferi yaratabilirsiniz.

Biraz hareket
Yemek odanızın sakin ve ağırbaşlı havasından sıkıldıysanız ve ortama biraz hareket katmak istiyorsanız, renklerin size neler fısıldadığına kulak verin.

Yemek odaları konusundaki son trendler modern mobilyalara eşlik eden elma ve fıstık yeşillerinin süslediği iştah kabartan, samimi, rahatlatan ve sade bir atmosfer doğrultusunda. Ancak sizler doğal renklerin zarafetinden ilham alabilir, yemek odanıza kendi dokunuşlarınızı da katarak “kendi trendinizi” yaratabilirsiniz. Yemek odanız iyi ışık alan bir yerde konumlandırıldıysa gün ışığını vurgulayan ve yansıtan beyaz rengi fon olarak tercih edebilir, bu renge hareket katabilecek parlak bir rengi ise aksesuar seçiminizde kullanabilirsiniz. Örneğin çimen, elma ve fıstık yeşili yemek odanıza doğal bir dokunuş katarken, turuncu ve sarı gibi renkler iştahı çağrıştırırken aynı zamanda sıcak bir atmosfer de oluşturacaktır. Yemek odanız yeterince ışık almadığı takdirde hareket ve şıklığı bu kez koyu tonlarla yaratma yoluna gidebilirsiniz. Zemin tercihini ahşabın sıcaklığından yana kullanabilir ya da dore ve lamelerin hakim olacağı göz alıcı bir atmosfer için parlak gri seramik karoları tercih edebilirsiniz. Odayı davetkar bir hale getirmek için renkleri doğru kullanmak son derece önemlidir. Örneğin yemek odası ya da mutfak gibi alanlarda koyu mavi ve mor gibi renklerin özellikle kullanılmaması tavsiye edilir. Bu renkler bozulmuşluğu çağrıştıracağından iştahı kapayabilir. Ahşap sıcaklığının hakim olacağı bir yemek odasında beyaz, sarı, turuncu, kırmızı kullanabileceğiniz gibi açık yeşil ve açık mavi gibi renkleri de seçebilirsiniz. Ayrıca dore ve parlak grilere de yeşil ve açık mavi çok yakışacaktır. Tercih sizin: ister ihtişamlı, ister doğal bir atmosferi bu renklerin tonları ve onların yaratacağı uyum ile kolaylıkla yaratabilirsiniz.

Yemek odası için temel seçimler
Yemek odanızın zemin döşemesi ya da duvar rengini belirlemeden önce göz önünde bulundurmanız gerekenler:

1. Kumaş seçimi: Yemek odası için tercih edeceğiniz kumaşlar kir tutmayan ya da kolaylıkla temizlenebilen türden olmalıdır. Keten ya da pamuklu gibi doğal kumaşlardaki lekeler yıkandığında kolaylıkla çıkabilir. Sentetik türdeki kumaşlar çok fazla kir tutmadığından yemek odalarında sandalye ya da koltuklara uygulanabilir.

2. Temel gereksinimler: Kuşkusuz yemek odasının mobilya seçimi en temel taşlardan biridir. Yemek masası ve sandalyesi konusundaki tercihleriniz sizin hayat tarzınızla birebir alakalı olacaktır. Örneğin küçük çocuklu aileler kumaş kaplama sandalyelerden kaçınacaktır. Samimi sofralardan hoşlanan bir aile yuvarlak bir masayı tercih ederken, simetriden hoşlanan başka biri dikdörtgen bir masayı seçebilir. Mobilya satın almadan önce dergilerden, dükkanların vitrinlerinden ilham alabilir, mobilyanızı eskici veya mobilyacıdan satın alabilir ya da hayalinizdeki mobilyayı bir marangoza sipariş edebilirsiniz.

3. Aydınlatma: Yemek odasındaki aydınlatma ne gözü kamaştıran ve yoğun miktarda olmalı, ne de ortamı loşlaştıracak kadar yetersiz. Bu sebeple yemek alanında ayaklı lambaderleri, beyaz ışığı ve yemek masasının üzerine sallandıracağınız sarkıt lambaları tercih edebilirsiniz.

Yemek odasını planlarken
1. Odanın ve odada yer alan mimari unsurların ölçüsünü alın. Bunların içinde pencere, kapılar, yer, elektrik priz ve anahtarlarının yerleri de var.
2. Yazılı bir plan oluşturun. Ölçüleri aldıktan sonra renk paleti ve motife karar verin. Hangi desenleri kullanmak istediğinizi ve hangi renklerin bu desenlerle uyumlu olacağını gözlemleyin.
3. Daha sonra mobilyaları satın alın. Mobilya satın alacak kadar bütçeniz yoksa var olan mobilyalarınızı boyatabilir ya da yapı marketlerden edineceğiniz alet-edavatla kendiniz de yenileyebilirsiniz.
4. Duvarları odanın aldığı ışık miktarına ve dekorasyonunuzdaki renk paletine uygun boyayabilir ya da duvar kağıdı ile odak noktası yarabilirsiniz.
5. Raf, ayna, dolap gibi elemanları uygun gördüğünüz noktalara monte edin.
6. Belirlemiş olduğunuz desen ve renkteki perdeleri asın. Sandalyelerinizin oturma bölümlerini ve masa örtüsünü de bu konsepte uygun bir biçimde düzenleyin.
7. Yemek odasında halı çok fazla tercih edilmeyeceğinden hafif ve kolay temizlenebilir türden bir kilim seçimi yapın.
8. Son olarak aksesuarları yerleştirin.


Etiketler: , , , ,

“Evde desenler nasıl kullanılmalı?”

Cumartesi, 14 Mart 2009

Evinizde desenli kumaşlar ve döşemeler kullanmayı seviyor musunuz? Fakat bunları kullanırken nelere dikkat edilmesi gerektiğini biliyor musunuz?

Desen çılgınlığının zirveye ulaştığı günümüzde, her şey, her şey ile güzel duruyor. Yapraklar yuvarlaklara karışıyor, etnik baskılar barok kıvrımlar ile buluşuyor.

Bu kış iç mekânlarda renk ve desenler daha çok kullanılıyor. Renklerdeki özgürlük, desen seçiminde ve kombinasyonlarda da kendini gösteriyor. Sadece kumaşlarda değil, duvar kaplamalarında, seramik karolarda, halılarda, aksesuarlarda ve sofra takımlarında da desen odaklı tasarımlar ağırlıkta.

Geleneksel desenlere, dantel ve tüvit gibi klasik kumaşlara rağbet edilmesinin en önemli nedeninin genç nesillerin modanın hızına ve hiç bir şeyin kalıcı olmamasına verilen tepkidir.

Gerçekten de kullanılan desenlerin esin kaynakları ve kökenleri çok çeşitli kültürlere ve zamanlara inebiliyor.

Hint ipeklerinden geleneksel Afrika çizgilerine, Çin minyatürlerinden klasik İngiliz çiçeklerine kadar birçok kaynak, bu desen definesine katkıda bulunuyor.

Profesyonellerden ‘Altın kurallar’

Basit gibi görünen birçok desen, aslında kontrol edilmesi çok zor bir simetri ve ritim taşıyor. Desenlerin evlerdeki serbest dolaşım hakkı, yapılan düzenlemelerin birbirine benzememesini de sağlıyor.

İşte profesyonellerin önerdiği bazı altın kurallar:

Çok fazla çiçekli deseni birlikte kullanmak tehlikeli olabilir. İki büyük desenli kumaş arasında biraz mesafe bırakılması gerekir. Mesela, pembe çiçekli duvar kâğıdı ile kaplı bir duvarın önüne yerleştireceğiniz kırmızı çiçekli bir kanepe, kadınsı bir etki yaratacaktır. Fakat aralarında düz renkli yüzeylerin bulunması koşulu ile damask kumaş kaplı bir koltuğu desenli duvar kâğıdı ile aynı odada kullanabilirsiniz.

Baskılı kumaşları, tıpkı kıyafetlerinizde kullanırmış gibi mekânlarda kombinleyin. Nasıl ki bol desenli bir eteği düz bir üst ve sade aksesuarlar ile birleştiriyorsanız, göz alıcı desenlerdeki bir duvar kâğıdını ya da halıyı da natürel mobilya ve objelerle daha da dikkat çekici duruma getirebilirsiniz.

Aynı mekânda birden çok farklı desen kullanacaksanız (örneğin ekose, çiçekli ve çizgili), renkleri doğru seçmelisiniz. Renk tonları ve yoğunlukları birbirini tutuyorsa keşmekeş yaratmaktan kurtulursunuz. Farklı desenlerde aynı renklerin devam etmesi de önemli.

Yine de maksimum etki sağlayabilmek için tek bir cesur desen tercih etmekte yarar var.  Özellikle dar mekânlarda, desenli mobilyanın arkasına beyaz bir duvarı fon yapmak hem deseni daha çok ortaya çıkartır, hem de odayı küçültme etkisinden kurtarır.

Küçük alanda büyük desenlerin görsel dezavantajını yaşamamak için, tavanın yüksek olmasına ve bolca ayna-cam kullanmaya dikkat edin. Bu kış böyle söylüyor. 


Etiketler: , , ,