“Dekorasyon sözlüğü”

19 Mart 2009

home200.jpgEviniz dekore ederken birkaç teknik bilgiye dikkat ederseniz her zamankinden çok daha keyifli ve başarılı bir iş çıkarırsınız.

Bir mekana girdiğinizde parça parça gördüğünüz nesneler sizi büyülüyor, fakat mekan bütününde ele alındığında size tam bir hayal kırıklığı yaşatıyor. Neden bunun böyle olduğunu merak mı ediyorsunuz? Çok basit! Mekanı dekore eden kişi büyük ihtimalle mükemmel bir zevke sahip, fakat iç mimari ya da dekorasyon hakkında çok az teknik bilgisi var. Bu gibi yanılgıların üstesinden gelmenin en kolay yolu dekorasyon konusundaki bazı temel bilgiler konusunda fikir sahibi olmaktır.

1. Oran
Oran bir nesnenin ebatlarının diğer nesnelere olan ilişkisidir. Örneğin bir mekandaki pencerenin ölçülerinin uygun olup olmadığı içinde bulunduğu odanın boyutları baz alınarak hesaplanır. En iyi oran tüm nesnelerin ebatlarının hem birbirleri, hem de nesnelerin içinde bulunduğu mekanın boyutları ile orantılı olduğunda sağlanır. Bu tarz teknik bilgilerin gözünüzü korkutmasına izin vermeyin. Hatırlamanız gereken nokta bir mekanı ya da odayı dekore ederken nesnelerin birbirleriyle ve bütüne olan orantılarının göze hitap ediyor olmasıdır. Örneğin koskocaman bir piyanoyu 2 metre kare’lik bir odaya koyduğunuzda çok absürt duracaktır. Aynı şekilde ufak ve dar ebatlardaki bir dolabı büyük bir kanepenin yanına koyduğunuzda ve eş zamanlı olarak 30 metrekare’lik yüksek tavanı olan bir odaya yerleştirdiğinizde son derece absürt duracaktır.

2. Denge
Denge bir mekana yerleştirilen nesnelerin bir araya gelip uyumlu bir kompozisyon oluşturduğu durumlarda kullanılan teknik terimdir. Dengeyi simetrik nesnelerle sağlayabileceğiniz gibi asimetrik nesnelerle de sağlayabilirsiniz. Örnekleyecek olursak, bir duvara yaslanan dolabın iki yanından avize sallandırılıyorsa burada denge sağlanmış demektir. Burada simetrik bir dengeden söz edilebilir. Öteki taraftan asimetrik denge de oluşturulabilir. Örneğin bir şifonyerin üzerinde sol tarafta çiçek desenli objeler ya da vazolar sergileyebilir sağ tarafta ise şamdanlar ve kokulu mum koleksiyonunuzu sergileyebilirsiniz. Burada farklı türe sahip nesneler yani asimetrik bir düzen söz konusu olmasına rağmen irili ufaklı bu nesneler bir arada kullanıldığında objelerin birbiri ile olan ilişkisinde bir bütünsellik sağlanır.

3. Kontrast
Yediğimiz yemekler için baharat ne ifade ediyorsa dekorasyon sözlüğünde kontrast da aynı amaca hizmet eder: bir odayı ilgi çekici kılar. Kontrast aynı stile sahip nesnelerin farklı renk, desen, ebatta kullanılmasıyla elde edilir.

4. Ritm
Bir mekanı sıkıcı olmaktan kurtarmanın yolarından biri kontrast, diğeri ise ritimdir. Ritim bir desenin, dokunun ya da rengin mekanın birden fazla köşesinde kullanılmasıyla elde edilir.

5. Uyum
Bir mekanda uyum, oran, denge, kontrast ve ritim konusundaki kurallar uygulandığında elde edilir. Aynı zamanda uyum nesnelerin birbiri ile ilgili/alakalı bir kompozisyon içinde kullanılması ile de yakalanabilir. Örneğin bir dış fırçalığın oturma odasındaki sehpanın üzerinde konumlandırılması düşünülemez.

6. Doku ve desen
Doku bir mekana derinlik getiren kavramdır. Dokuları gerek mobilya, gerekse duvar ve tavanda uygulayabilirsiniz. Desense mekana hareket getiren dekorasyon tekniğidir. Desen konusunda dikkat edilmesi gereken en önemli ayrıntı farklı tarzlardaki desenleri çok sayıda kullanmamaktır. Bu tarz bir stilde her şey iç içe geçmiş görünecek dengeli geçişler sağlanamayacaktır. Bu sebeple desenleri yalın ve desensiz kumaş ya da mobilyalarla kullanmak ideal görünüm yaratmada anahtardır.

Kaynak : www.mahmure.com


Etiketler: , , ,

Yemek odamızı yeniliyoruz…

15 Mart 2009

 Yemek odanızı değiştirirken ışık ve renk gücünden faydalanın. Sandalyelerdeki kumaş tercihiniz ve masanın çevresindeki fonksiyonel ünitelerin seçimi de çok önemli.

Renk, doku, desen ve kumaşların dilini çözerek yemek odanıza yepyeni bir görünüm kazandırabilirsiniz. Yemek alanını dönüştürürken nasıl bir plan izleyeceğinizi ve hangi temel bileşenleri göz önünde bulundurmanız gerektiğini keşfederek yemek odanızda dilediğiniz atmosferi yaratabilirsiniz.

Biraz hareket
Yemek odanızın sakin ve ağırbaşlı havasından sıkıldıysanız ve ortama biraz hareket katmak istiyorsanız, renklerin size neler fısıldadığına kulak verin.

Yemek odaları konusundaki son trendler modern mobilyalara eşlik eden elma ve fıstık yeşillerinin süslediği iştah kabartan, samimi, rahatlatan ve sade bir atmosfer doğrultusunda. Ancak sizler doğal renklerin zarafetinden ilham alabilir, yemek odanıza kendi dokunuşlarınızı da katarak “kendi trendinizi” yaratabilirsiniz. Yemek odanız iyi ışık alan bir yerde konumlandırıldıysa gün ışığını vurgulayan ve yansıtan beyaz rengi fon olarak tercih edebilir, bu renge hareket katabilecek parlak bir rengi ise aksesuar seçiminizde kullanabilirsiniz. Örneğin çimen, elma ve fıstık yeşili yemek odanıza doğal bir dokunuş katarken, turuncu ve sarı gibi renkler iştahı çağrıştırırken aynı zamanda sıcak bir atmosfer de oluşturacaktır. Yemek odanız yeterince ışık almadığı takdirde hareket ve şıklığı bu kez koyu tonlarla yaratma yoluna gidebilirsiniz. Zemin tercihini ahşabın sıcaklığından yana kullanabilir ya da dore ve lamelerin hakim olacağı göz alıcı bir atmosfer için parlak gri seramik karoları tercih edebilirsiniz. Odayı davetkar bir hale getirmek için renkleri doğru kullanmak son derece önemlidir. Örneğin yemek odası ya da mutfak gibi alanlarda koyu mavi ve mor gibi renklerin özellikle kullanılmaması tavsiye edilir. Bu renkler bozulmuşluğu çağrıştıracağından iştahı kapayabilir. Ahşap sıcaklığının hakim olacağı bir yemek odasında beyaz, sarı, turuncu, kırmızı kullanabileceğiniz gibi açık yeşil ve açık mavi gibi renkleri de seçebilirsiniz. Ayrıca dore ve parlak grilere de yeşil ve açık mavi çok yakışacaktır. Tercih sizin: ister ihtişamlı, ister doğal bir atmosferi bu renklerin tonları ve onların yaratacağı uyum ile kolaylıkla yaratabilirsiniz.

Yemek odası için temel seçimler
Yemek odanızın zemin döşemesi ya da duvar rengini belirlemeden önce göz önünde bulundurmanız gerekenler:

1. Kumaş seçimi: Yemek odası için tercih edeceğiniz kumaşlar kir tutmayan ya da kolaylıkla temizlenebilen türden olmalıdır. Keten ya da pamuklu gibi doğal kumaşlardaki lekeler yıkandığında kolaylıkla çıkabilir. Sentetik türdeki kumaşlar çok fazla kir tutmadığından yemek odalarında sandalye ya da koltuklara uygulanabilir.

2. Temel gereksinimler: Kuşkusuz yemek odasının mobilya seçimi en temel taşlardan biridir. Yemek masası ve sandalyesi konusundaki tercihleriniz sizin hayat tarzınızla birebir alakalı olacaktır. Örneğin küçük çocuklu aileler kumaş kaplama sandalyelerden kaçınacaktır. Samimi sofralardan hoşlanan bir aile yuvarlak bir masayı tercih ederken, simetriden hoşlanan başka biri dikdörtgen bir masayı seçebilir. Mobilya satın almadan önce dergilerden, dükkanların vitrinlerinden ilham alabilir, mobilyanızı eskici veya mobilyacıdan satın alabilir ya da hayalinizdeki mobilyayı bir marangoza sipariş edebilirsiniz.

3. Aydınlatma: Yemek odasındaki aydınlatma ne gözü kamaştıran ve yoğun miktarda olmalı, ne de ortamı loşlaştıracak kadar yetersiz. Bu sebeple yemek alanında ayaklı lambaderleri, beyaz ışığı ve yemek masasının üzerine sallandıracağınız sarkıt lambaları tercih edebilirsiniz.

Yemek odasını planlarken
1. Odanın ve odada yer alan mimari unsurların ölçüsünü alın. Bunların içinde pencere, kapılar, yer, elektrik priz ve anahtarlarının yerleri de var.
2. Yazılı bir plan oluşturun. Ölçüleri aldıktan sonra renk paleti ve motife karar verin. Hangi desenleri kullanmak istediğinizi ve hangi renklerin bu desenlerle uyumlu olacağını gözlemleyin.
3. Daha sonra mobilyaları satın alın. Mobilya satın alacak kadar bütçeniz yoksa var olan mobilyalarınızı boyatabilir ya da yapı marketlerden edineceğiniz alet-edavatla kendiniz de yenileyebilirsiniz.
4. Duvarları odanın aldığı ışık miktarına ve dekorasyonunuzdaki renk paletine uygun boyayabilir ya da duvar kağıdı ile odak noktası yarabilirsiniz.
5. Raf, ayna, dolap gibi elemanları uygun gördüğünüz noktalara monte edin.
6. Belirlemiş olduğunuz desen ve renkteki perdeleri asın. Sandalyelerinizin oturma bölümlerini ve masa örtüsünü de bu konsepte uygun bir biçimde düzenleyin.
7. Yemek odasında halı çok fazla tercih edilmeyeceğinden hafif ve kolay temizlenebilir türden bir kilim seçimi yapın.
8. Son olarak aksesuarları yerleştirin.


Etiketler: , , , ,

“Evde desenler nasıl kullanılmalı?”

14 Mart 2009

Evinizde desenli kumaşlar ve döşemeler kullanmayı seviyor musunuz? Fakat bunları kullanırken nelere dikkat edilmesi gerektiğini biliyor musunuz?

Desen çılgınlığının zirveye ulaştığı günümüzde, her şey, her şey ile güzel duruyor. Yapraklar yuvarlaklara karışıyor, etnik baskılar barok kıvrımlar ile buluşuyor.

Bu kış iç mekânlarda renk ve desenler daha çok kullanılıyor. Renklerdeki özgürlük, desen seçiminde ve kombinasyonlarda da kendini gösteriyor. Sadece kumaşlarda değil, duvar kaplamalarında, seramik karolarda, halılarda, aksesuarlarda ve sofra takımlarında da desen odaklı tasarımlar ağırlıkta.

Geleneksel desenlere, dantel ve tüvit gibi klasik kumaşlara rağbet edilmesinin en önemli nedeninin genç nesillerin modanın hızına ve hiç bir şeyin kalıcı olmamasına verilen tepkidir.

Gerçekten de kullanılan desenlerin esin kaynakları ve kökenleri çok çeşitli kültürlere ve zamanlara inebiliyor.

Hint ipeklerinden geleneksel Afrika çizgilerine, Çin minyatürlerinden klasik İngiliz çiçeklerine kadar birçok kaynak, bu desen definesine katkıda bulunuyor.

Profesyonellerden ‘Altın kurallar’

Basit gibi görünen birçok desen, aslında kontrol edilmesi çok zor bir simetri ve ritim taşıyor. Desenlerin evlerdeki serbest dolaşım hakkı, yapılan düzenlemelerin birbirine benzememesini de sağlıyor.

İşte profesyonellerin önerdiği bazı altın kurallar:

Çok fazla çiçekli deseni birlikte kullanmak tehlikeli olabilir. İki büyük desenli kumaş arasında biraz mesafe bırakılması gerekir. Mesela, pembe çiçekli duvar kâğıdı ile kaplı bir duvarın önüne yerleştireceğiniz kırmızı çiçekli bir kanepe, kadınsı bir etki yaratacaktır. Fakat aralarında düz renkli yüzeylerin bulunması koşulu ile damask kumaş kaplı bir koltuğu desenli duvar kâğıdı ile aynı odada kullanabilirsiniz.

Baskılı kumaşları, tıpkı kıyafetlerinizde kullanırmış gibi mekânlarda kombinleyin. Nasıl ki bol desenli bir eteği düz bir üst ve sade aksesuarlar ile birleştiriyorsanız, göz alıcı desenlerdeki bir duvar kâğıdını ya da halıyı da natürel mobilya ve objelerle daha da dikkat çekici duruma getirebilirsiniz.

Aynı mekânda birden çok farklı desen kullanacaksanız (örneğin ekose, çiçekli ve çizgili), renkleri doğru seçmelisiniz. Renk tonları ve yoğunlukları birbirini tutuyorsa keşmekeş yaratmaktan kurtulursunuz. Farklı desenlerde aynı renklerin devam etmesi de önemli.

Yine de maksimum etki sağlayabilmek için tek bir cesur desen tercih etmekte yarar var.  Özellikle dar mekânlarda, desenli mobilyanın arkasına beyaz bir duvarı fon yapmak hem deseni daha çok ortaya çıkartır, hem de odayı küçültme etkisinden kurtarır.

Küçük alanda büyük desenlerin görsel dezavantajını yaşamamak için, tavanın yüksek olmasına ve bolca ayna-cam kullanmaya dikkat edin. Bu kış böyle söylüyor. 


Etiketler: , , ,